Slumpflasyon nedir?

0 86

Ekonomi terimler son zamanlarda hepimizin gündemini hayli meşgul ediyor. Slumpflasyon nedir? sorusu da, gündemimize giren flash kavramlar içerisinde yer alıyor ve aslında geçmişte deneyimlemediğimiz bir süreç olmasından dolayı dikkatleri üzerine çekiyor.

Enflasyon, kabaca paranın ve talebin yüksek olmasına karşın, ürün ve hizmetlerin az olması durumu olarak tanımlanabilir. Ulusal ekonomide dolaşmakta olan para miktarı yükselirken, arzı karşılayabilecek miktarda mal ve hizmet bulunmadığında, doğrudan fiyatların yükselmesi biçiminde gözlemlenen bu durum, sürekli fiyat hareketliliği ve ihtiyaçların yüksek fiyatlarla dahi karşılanamaması gibi bir sonucu ortaya çıkarır. Yakın zamanda yeni duyduğumuz bir başka kavram, stagflasyon ise enflasyon baskısının söz konusu olduğu bir ortamda fiyatların yükselememesi durumu ve kur baskısı sonucunda zorunlu tüketim fiyatları yükselirken hane gelirinin artmaması olarak tanımlanabilir.

Slumpflasyon ise bu senaryoların en kötüsüdür. Slumpflasyon durumunda, mevcut ekonomi küçülür, kur, faiz ve fiyat baskına karşılık hane geliri yükselemediğinden sektörlerin birçoğunda, hacimler trajik biçimde azalır ve sonuç olarak işletmeler yok olur. Slumpflasyon kontrolü en zor senaryodur ve maalesef tedavisi de kolay değildir. Ekonominin can damarları bu süreçte zarar göreceğinden, yeniden bir ekonomik sistem tesis etmek için özellikle kamunun ciddi tedbirleri uygulaması gerekir.

Ülkemiz Slumpflasyon sürecine mi giriyor?

Ülkemizde son birkaç yıldır zaten enflasyon gözlemlenmekteydi. Tek haneli rakamlardan çift haneye çıkan oranlar, artık %20’nin üzerindeki seviyelerde seyrediyor. Buna karşılık büyüme oranları maalesef giderek azalıyor. Enflasyonla birlikte belirli bir büyüme olmaması, ülkenin mevcut ekonomik gücünü giderek kaybetmesi anlamına geliyor. Alım gücü giderek azalır ve enflasyon etkileri, normalin çok üzerinde seyreder. Buna bağlı olarak şok fiyat artışları, özellikle zorunlu tüketimde karşımıza çıkabilir.

Ülkemizde Slumpflasyon olup olmadığını söylemek için ise büyüme değerlerine bakılabilir. Hali hazırda özel sektörün durumu maalesef pek de iç açıcı görünmemekle birlikte, eğer enflasyona mücadele verimli biçimde yapılıp, gerekli kamusal teşvikler bilhassa reel sektöre yapılabilirse, enflasyonun kontrolü mümkün. Tabii bunun yanında ülkeye yabancı yatırımın gelmesi de gerekli olacaktır ki, yarı mamul ve hammadde ithalatı yabacı para cinsinden karşılandığından bu önemli bir kaynaktır. Son 5 yıllık süreç içerisinde azalan yabancı yatırım, turizm gelirlerindeki düşüş, tarımsal üretimin azalması ve reel sektörün hacminin daralması karşımıza enflasyon, stagflasyon ve resesyon gibi süreçleri çıkardı. 2019 yazından beri gıda fiyatlarındaki yükselme ve kimi ürünlerin tedarik edilememesi ise depresyon sürecine girdiğimizin bir işareti olarak kabul edildi. Maalesef mevcut veriler, henüz girmemişsek dahi önümüzdeki süreçte Slumpflasyon sürecinin başlayabileceğini gösteriyor ki, ekonomi uzmanları ve akademisyenler şimdiden bunu dile getirmeye başlamış durumdalar.

Ekonomi ile ilgili tartışmalara katılmak için tıklayınız.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları